9 Eylül 2009 Çarşamba

Bosna 1-1 Türkiye//Geçmiş Olsun..

Ne söylenebilir ki bu maçla ilgili.Daha 4. dakikada golü buluyosunuz ve sonrasında boşa geçmiş tam 55 dakika.Şu sezonun en önemli maçına çıkıyorsun ve öne geçtiğin bir maçta orta sahada pas yapamıyorsun defansta pozisyon hatalarının bini bir para(1 pozisyon dışında hepsini Önder yaptı zaten) ve ayağına gelen fırsatı tepiyorsun..Üzülmek mi lazım sinirlenmek mi bilemiyorum ve hissettiklerimi ben bile çözemiyorum..
İlk 5 dakikayı izledikten sonra maçın çok kolay geçeceğini düşündüm açıkçası.Bu kadar kritik bir maçta yapılması en zor iş ilk dakikalarda deplasman takımının baskı kurmasıdır ve milli takım bunu başardı bu da bana büyük güven verdi ancak ne olduysa golden sonra oldu..

Orta sahanızda Emre ve Hamit gibi top tekniği ve pas yüzdesi yüksek iki oyuncunuz olmasına rağmen 55 dakika boyunca orta sahada ezildik, pas yapamadık ve rakibin bizim 1. bölgemize gelmesine karşı koyamadık.Emre ile Hamit'in orta sahanın savunma yönünü tamamen Ceyhun'a bırakmaları Bosna'nın ekmeğine yağ sürdü..

Son 20 dakika da baskı kurmamızın tek sebebi de Gökhan ve Arda'nın oyuna dahil olmasıydı.Gökhan çok fazla top kaybetti ancak bence son 20 dakikadaki baskıda onun topla çıkışlarının etkisi büyüktü..Arda ise 70 dakika boyunca sahada gezindi bu maçta ancak son 20 dakika vites artırmasıyla milli takım kaleye gidebildi..Tabi burda Ceyhun'un beke çekilip Gökhan'ın da orta sahaya kaydırılmasının da etkisi büyüktü ancak bu durum da orta sahanın ilk yarıdan da daha kolay geçilmesine sebep oldu..Emre çok yoruldu ve geriye hiç dönemedi..Eğer gol yemediysek bunu tamamen Servet ve Volkan'a borçluyuz..Servet her etkili ismin karşısına çıkmadan soru işaretleri oluyor kafalarda ama Galatasaray'a geldiğinden beri hiç bir forvet karşısında ezilmedi(fizik olarak ezilmesi pek mümkün değil zaten), ağır kalmadı, defansı toparladı..Bugün de Dzeko'yu ikinci yarıda sahadan sildi..İlk yarıda zaten Dzeko akıllılık yapıp sürekli Önder'in üstüne gitti ancak ikinci yarıda Servet ona dur dedi..Bu gelişimi gösterdiği için kendisini takdir etmek gerekir..

Es geçmeyelim, her ne kadar bizi bitirse de Salihoviç'in attığı gole şapka çıkarmak gerekir.Volkan'ın sağına giden top, sol taraftan filenin içine çarparak gol oldu..Son zamanlarda izlediğim en güzel frikik golüydü..Posta da onun resmini koyarak maçın en güzel hareketine saygımı göstereyim dedim..

Futbol böyle bir oyun işte acıması yok.Eline gelen fırsatı tepersen son 20 dakika deli dana gibi koşturur bir iki oyuncunun ayaklarına bakarsın, olmayınca da olmaz.Bir topun direkten döner, bir pozisyonu forvetin kaçırır ve havluyu atarsın..Defansının yetersizliğinden bahsettiğimiz Bosna karşısında bu iki pozisyon dışında ah vah diyebileceğimiz bir pozisyona dahi giremedik(70 ile 80. dakikalar arası digiturk yayının gitmesi nedeniyle o dakikaları izleyemedim, pozisyon varsa, ki sanmıyorum,affola).Girdiğimiz pozisyonlar da bir iki ismin bireysel yetenekleriyle hazırlandı.Yan top organizasyonları zayıf, yardımlaşmalar yetersiz, kısacası TAKIM değildik.Bu yeni birşey değil zaten hepimiz de biliyoruz.Euro 2008 de yarı final oynarken bile maçları 'iman gücü' ile kazandık..Doğru futbol oynayarak değil..

Milli takım bu kadar kötüydü ancak hakem bence sahanın en kötüsüydü..Yahu bir takımı faul yapması için bu kadar teşvik edebilir mi bir hakem??Fauller, tekmeler, itirazlar, karar sonrası topa vurmalar maç boyunca devam etti ancak hakettiklerinin yarısı kadar bile kart gösteremedi ki Emre golü yememize neden olan uydurma faule 1 saniye itiraz eder etmez sarı kartı çıkardı Fatih Terim'i tribüne gönderdi..Ama rakibe gelince otoriter tavrından eser yoktu..Hele bir pozisyonda Arda'yı resmen biçen oyuncuya kart vermeyi bırak uyarmadı bile, Son dakikalarda ofsayt düdüğünden sonra topa vuran Pjanic'e 2. kartı göstermedi, kalecinin maçın yarısını çalmasına müsade etti(eskiden kaleciye zaman geçirmekten 2. sarı kart verilmiyordu, sanırım bu saçmalık devam ediyor).Çok sistematik bir biçimde budadı..Onu da tebrik etmek gerekir, amacını gerçekleştirebilen belki de tek isimdi sahada..

İyi bir takım değiliz..İyi oyuncularımız çok fazla olabilir ama bu iyi bir takım olduğumuz anlamına gelmez ancak dünya kupasına bu Bosna'nın gitmesi yazık..Artık Estonya, Belçika, İspanya maçlarına mı yanalım yoksa bu maça mı yanalım bilemem ama tren artık kaçtı..Uluslararası turnuvalardaki 2. büyük başarımızdan sonra da bir sonraki turnuvaya katılamıyoruz..Geçmiş olsun..


Hiç yorum yok: